Özge, üçe geçmişti. Okula gidemeyen çocuklara yardım edemediği için çok üzülüyordu. Zenginlerdi. Özge, bir gün evlerine yakın olan Kızılay’a gitti. Görevli Özge’yi gülerek karşıladı.
· Merhaba, dedi görevli, üye mi olmak istiyorsun?
· Hayır. Ben okula gidemeyen çocuklara yardım etmek istiyorum. Bunun için bu kumbaraya 250 TL para biriktirdim. Yarısı dayımın verdiği para. Bu paralar işe yarar mı?
· Yaramaz olur mu hiç, dedi görevli, buraya senin gibi ve senden bir – iki sınıf büyük çocuklar geldi. Bu paralar birleşince okul bile yapılır.
· Kaçıncı sınıfa kadar?
· Genellikle 5’e kadar olacağını düşünüyorum.
· İyi. Belki bu okul bir – iki yıla kadar bitebilir. Ben ve sınıf arkadaşlarım buraya gelir. Size yardım ederiz.
· İyi fikir. Hem daha çabuk biter.
· Okulun yapılması ne zaman başlar?
· En geç yarın, bir arsa okul yapılacak kadar büyük.
· Yaşasın! Çok teşekkürler!
Diyerek kuruluştan ayrıldı. O kadar sevinçliydi ki küçük yaşıyla koca bir şeye katlanacaktı. Annesi onun ne kadar çok sevaba gireceği için yardım etmesine izin verdi. Diğer arkadaşlarının biri hariç hepsi gelecekti. Bunu Özge’nin evinde bayram gibi kutladılar.
İKİNCİ BÖLÜM
OKUL YAPILMAYA BAŞLADI
Özge ile arkadaşları, Kızılay kuruluşu ile arsaya gittiler. Okul yapılmaya başlamıştı. İlk katın yarısı bitmeye hazırlanıyordu. Çocuklar ise eşyaları vermede yardım ettiler. Zararlı yerlerden kaçındılar. Okulda fazla kişi çalıştığı için tatilin 11. gününde bitti. Özge’nin sınıfı 30 kişiydi ve sınıfları süslemek için 5’er beşer gruplara ayrıldılar. Diğer beş kişi diğer taraflara yardım etmeye başladı. Özge 1. sınıfı arkadaşları ile beraber süslüyordu. Özge, Atatürk köşesi için resimler bulup yazıcıdan çıkartmıştı. Bunları kesmişti ve Atatürk köşesine asıyordu. Beril ABC kartlarını kapının arkasına asıyordu. Özkan, kirli yerleri temizliyordu. Ali ve Aslı ise Kızılay görevlileri ile perde asıyorlardı. Tüm sınıf bitmişti. Sadece kütüphane kalmıştı. İnterneti olmayanlar kitapevlerinden beşerli kitap alıp raflara koyuyordu. Kimisi ağabeyleri ve ablaları ile birlikte internetten hikâyeler ve ilginç, yararlı konular yazıp bunları çıkarttırıyorlardı. Özge bunu komşuları Pelin ablası ile yapıyordu. Kütüphane tatilin 14. gününde bitti. Daha sonra yine beşer gruplar oluşturup okula gidemeyen ve okula götüremeyen aileleri alıp Kızılay’a getirdiler. O okula öğretmenler ve müdür, müdür yardımcısı geldi. Sonra tüm çocuk okula yazılamaya başladı. Fakir olan aileler Kızılay tarafından koruma altına alındı. Diğer evsiz çocuklar yine Kızılay tarafından koruma altına alındı. Sonra okul çalışmaya başladı. Ardından hizmetli olmak isteyenler de geldi. Özge boş olduğu zamanlar bu okula hep bakıyordu.
2 yorum:
çok güzel olmuş size TEŞEKKÜREDERİZ
harika
çok süper
Yorum Gönder